Kayıtlar

Temmuz, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hayatımdan Öküz Geçti 2

Resim
       Lise de platonik olarak aşık olduğunuz bir adam yıllar yıllar sonra karşınıza çıkarsa ne olur? Bu muhteşem ironi hayatın dengeyle sunduğu bir yapıdır. Sosyal hesaptan aniden gelen bir mesaj "Selam" ve yaşanan şok. Yazmıştı o yazmıştı. Lisedeki aşkın kimsenin o zamanlar görmediği senin gördüğün şimdilerin yakışıklı mimarı sana yazdı.       İlk şoku atlatıp film şeridi gibi geçen duygusal günlerin anılarından sonra ellerim hareket edebilmiş ve aynı şekilde selam yazabilmiştim. Ayrı şehirlerde yaşıyorduk ve birbirimize ilgi ile konuşuyorduk. Yaptığı kelime oyunları ekstra hoşuma giderken konuştuğuna inanamamak ve garip bir kıpırtı içimi kaplasa da oluşan resme uzaktan baktığımda bazı taşların yerinde olmadığını görmekteydim . Tabiki o görüntüyü arkaya atıp konuşmayı bırakmadım. Bir aya yaklaşan zamanda hergün sabah ve akşam olmak üzere konuşup günaydın ve iyi geceler dilemelerle devam eden konuşmalar ilk buluşma ile taçlanacaktı. Plan yapıldı gün ...

Hayatımdan Bir Öküz Geçti

Resim
   Evet bu bir platonik aşk hikayesiydi.Lise yıllarının başlarıdır ve ergenliğinin verdiği özgüvensizliği kendini asla beğenmemenin yanında platonik bir aşk romantikliği ekleniverir ve ahh lise yıllarım. Neredeydi nasıl başlamıştı bilmiyorum. Hatırladığım sadece gülünce gözlerinin güldüğüydü. Ne çok yakışıklıydı ne çok havalı ne çok sosyal diğerlerinden onu ayıran tek bir şey vardı ve o da o zaman ki romantik ergenliğim için yetebilecek düzeydeydi. Belki de birine bu duyguları beslemekti aslolan ve ben yalnızca onu seçivermiştim.      Evlerimiz çok yakındı Caner'le ama okul servislerimiz farklıydı. Her sabah onun çıktığı saatte çıkıp onun servise koşarak yetişmesini, formanın üzerine giydiği çizgili kazağı, bizim lise için olabilecek en büyük aykırılık olan hafif uzun saçlarını hala net hatırlayabiliyorum.Zira ona dair kurabildiğim fantaziler sadece lise bir ve ikinci sınıflarında gündemimdeydi. Kantinde, okul sırasında sabahları merdivenlerde onu görmek...

Merhaba!

Resim
    “Hayatta en iddalı olduğum konu yazmaktır” cümlesini dahi kuramayalı yıllar olmuş ve yazmaya başlamak için saatlerce bomboşş bakmamdan anladım ki diğer büyük konuşmalarım gibi bu da bir yerlerde kaybolup gitmiş.              O halde merhaba! Yine yeniden merhaba.. Şimdilerde,  doğu görevi yapan memur gibi yaşadığım,  pek de İstanbul gibi durmayan Kurtköy’de geçirdiğim 25 yaşımla, merhaba. Durdurulamaz ve sürekli başına buyruk hareket eden değişimin en büyük varlığını yaşayarak merhaba. Bir şeyleri, bir zamanları, birilerini sürekli özleyerek geçen ve sürekli oldum oldum deyip en ham halimle merhaba..          Eğer yaşaman gereken zamanda yaşamazsan bazı şeyleri, yapmazsan o hataları tam da önüne çıktığında hayat seni bulur ve illa ki onu yaşatırmış. 45 yaşında yırtık pantolan da giydirirmiş eğer yapmazsan o serseriliği 23 ünde, ya da aşık olmamışsan hiç evli ve 3 çocuklu olduğun farketmeksizi...