Merhaba!
“Hayatta en iddalı olduğum konu yazmaktır” cümlesini dahi
kuramayalı yıllar olmuş ve yazmaya başlamak için saatlerce bomboşş bakmamdan
anladım ki diğer büyük konuşmalarım gibi bu da bir yerlerde kaybolup gitmiş.
Eğer yaşaman
gereken zamanda yaşamazsan bazı şeyleri, yapmazsan o hataları tam da önüne
çıktığında hayat seni bulur ve illa ki onu yaşatırmış. 45 yaşında yırtık pantolan
da giydirirmiş eğer yapmazsan o serseriliği 23 ünde, ya da aşık olmamışsan hiç
evli ve 3 çocuklu olduğun farketmeksizin başka birinin hayalini
kurdurtuverirmiş hayat. Belki aldatma denen şey de bu sebeptendir kim bilir.
Kaçmadan yüzleşmeli, belki de içinde ki
o isyanla ailene 25inde karşı gelip bir yola çıkmalı; denemeli o hatayı
yapmalısın. İçinden geliyorsa birine o gülümsemeyi vermekten de çekinmemeli, dönüp doğduğuna
pişman etmekten de. Yine büyük konuşup hayatıma bir challange daha yollamadan bu
dolaylardan ayrılmalı şimdi galiba(Zira istisna gözetmeden her büyük konuşmanın
sonu büyük lokmalar olmuştuJ).
Efendim, temiz, güzel, boş bir sayfa ve kalem olmadan
yazmam somutluğundan çok ötede bir yerde;
mesleki çelişkimle, azıcık
artistliğimden uzak; mütevazi
kelimelerle karalandı bu sayfa. ”Bana bakın, ben öyle tatlı matlı yazı yazamam.
Kırarım bu kalemi. Dileyen okur, dilemeyen okumaz. ” diyen Yaşar Kemal’e saygı
ile Merhaba der ve de kaçarım. Giriş gelişme ve sonuç ile görüşmek dileğiyle..

Yorumlar
Yorum Gönder